
Merhabalar, bugün genelde yazdıklarımdan farklı bir paylaşımım olacak.
Kalabalık bir şehirde tam zamanlı bir işte çalışan her insan gibi benim de çoğunlukla günüm iş, trafik, kalabalık girdabı ile geçiyor. Tüm bunlar olurken vücuduma, cildime, mental sağlığıma, ailem ve arkadaşlarıma yeteri kadar zaman ayıramadığım zamanlar da sık sık oluyor elbette.
Bu yüzden hayatımı olabildiğince minimal ve basit tutmaya çalışma girişiminde bulunarak çok zaman ve emek istemeyen ancak hayatı daha düzenli, daha az stresli ve daha sağlıklı yaşamaya olanak sağlayacak bazı ufak değişiklikleri tespit etmeye çalıştım. Bu yazıyı yazma sebebim de aslında sizlerle kendi önerilerimi paylaşırken varsa sizin de önerilerinizi almak. Günümüzde sağlıklı ve stressiz bir gün geçirmek çok kolay olmayabiliyor, birbirimizle fikirlerimizi paylaşmak çok yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.
Benim uyguladığım ve uygulamayı planladığım, hayatı daha yaşanabilir kılacağını düşündüğüm ufak değişiklikler aşağıdaki gibi;
1. İçerik okuma alışkanlığı; Mental sağlığın sağlanabilmesi için gereken etmenlerden ilki fiziksel sağlık bence. Yediğimiz-içtiğimiz besinler, kullandığımız cilt bakım ürünleri, giydiğimiz kıyafetlerden, serdiğimiz çarşafa kadar satın aldığımız her şeyin içeriğine hakim olmak önemli. Bu yüzden içerik okuma alışkanlığı edinmek bilinçli alış veriş yapmaya çok yardımcı olacaktır. Bu alışkanlığı edindikten sonra hazır çorbalarda işlenmiş şeker, uyuduğumuz çarşafta geri dönüştürülmüş plastik maddeler olduğunu görebilirsiniz...
2. Zamansız ve minimal bir gardrop, rahat ayakkabılar; Günümün büyük kısmını ev dışında ve aktif bir şekilde çalışarak geçirdiğim için kıyafetlerin hayatımda ayrı bir önemi var. Hem iyi giyinmek, hem giydiğim kıyafetler içinde rahat olmak, hem de sabah saatlerinde hazırlanmak zorunda olduğumdan kıyafet seçme-giyinme aşamasınıı olabildiğince kısa tutmak benim için önemli. Bu yüzden hazır giyim mağazalarından da olsa, satın alacağım kıyafetlerin olabildiğince zamansız ve basic parçalar olmasına, dolabımdaki diğer kıyafetler ile rahatça kombinlenebilmesine ve içinde rahat hissedeceğim ürünler olmasına özen gösteriyorum. Rahat ayakkabılar ile ilgili zaten söylenecek çok şey yok. Bu konu ile ilgili daha önce detaylı bir yazı yazmıştım; buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
3. Minimal ve derli toplu bir oda; Karmaşadan olabildiğince uzak durmaya çalıştığımı söylemiştim. Yaşam alanının da karmaşadan uzak olması benim için önemli. Her şeyin yerinin belli olduğu, az eşyalı ve çok alanlı, ferah bir oda içinde olmak bana daha iyi hissettiriyor. Ben çalışma odamın duvarlarını beyaza boyatarak, eşyalarımın çoğunu açık renklerden seçerek işe başladım. Gereksiz evrakları, eşyaları odamdan çıkardım. Dolaplarımın içine organizerler yerleştirdim, ve masamı arkadan güneş ışığı alan bir yere çektim. Her şey elimin altında ve belli bir düzen içinde oldu. Aradığım bir şeyi kolaylıkla bulabiliyor, güneş ışığından olabildiğince faydalanıyorum ve iyi hissettiriyor. Yakında yatak odamı da bu şekilde yenilemeyi planlıyorum. Burada da paylaşacağım.
4. Beslenme düzenine çeki düzen vermek; En zorlandığım, en çok zaman alan şey benim için kesinlikle beslenme düzenimi değiştirmek oldu ve ne yalan söyleyeyim pek de ufak bir değişiklik değildi bu benim için. Ben tatlıya aşık biriyim. Kilo problemlerimin olmaması da bana her öğünümde mutlaka bir tatlı bulundurmak gibi çirkin bir alışkanlık kazandırdı vaktiyle. Ancak aşırı tatlı tüketmenin yorgun hissettirdiği, cildi bozduğu ve bir yerden sonra bağımlılığa dönüştüğü gerçeği ile karşılaşınca bir dur deme vaktim geldiğini fark ettim. Bu konuda çok fazla detay vermeden bir şeyler yazabilmem zor ancak şimdilik kahvaltımı akşamdan hazırladığım yulaf ile yaptığım, öğünlerimi sağlıklı tutmaya çalıştığım, genelde evde yapılan yemekler ile beslendiğim, pirinç-makarna gibi nişasta içeren besinlerden, tatlıdan ve işlenmiş şeker içeren ürünlerden olabildiğince uzak durmaya çalıştığımdan bahsedeyim. Daha detaylı bilgi farklı bir başlığın konusu ve ben bu yazımı kısa tutmak istiyorum. Siz de sürekli yorgun ve mutsuz hissediyorsanız "That Sugar Movie" belgeseline bir göz atmanızı öneririm.
5. Kendine ayrılan sessiz sakin ve huzurlu bir gün; Bundan sürekli bahsediyorum, sosyal olmayı ve insanlarla iletişim kurmayı ne kadar sevsem de benim için haftanın en azından bir gününü ya da günün bir dilimini kendine ayırarak geçirmek çok önemli. Bunu bazen açıp bir film izleyerek, bazen kitap okuyarak, bazen cilt bakımı yaparak bazen sağlıklı tarifler deneyerek yapıyorum. Kendime vakit ayırdığım günün sonunda kesinlikle çok daha iyi hissediyorum. Bu gibi kendine ayrılan günde yapılacak aktiviteler ile ilgili yazdığım bir seri de başlatmıştım, #CozyWeekend serimi okumak için tıklayabilirsiniz.
6. Meditasyon yapmak; Meditasyon başlı başına bir dünya ve ufak da bir değişiklik sayılmaz elbette. Ancak ben sessiz ve ferah bir odada hiçbir şey yapmadan biraz oturmayı bile bir nevi meditasyon olarak tanımlıyorum zaten eğitim alacak zamanım da maddi imkanım da şu sıralar için ne yazık ki yok. Bu yüzden çoğunlukla Pinterest'ten baktığım rehberler ile başlangıç seviyesinde yoga ve meditasyon hareketlerini yapmayı deniyorum. Özellikle yatmadan önce uygulamak daha iyi bir uyku uyumama yardımcı oluyor. Siz de bir yerden başlayayım diyorsanız, Meditation For Beginners, Yoga For Beginners, Better Sleep With Yoga gibi kendinize uygun aramalar yaparak basit hareketleri öğrenebilirsiniz.
7. Yaşam alanlarında bitki barındırmak, bitki yetiştirmek; Bu tabii biraz kişisel. Ben baktığım yerlerde bitki görmeyi çok seviyorum, bitkilerimin büyüdüğünü gördükçe mutlu oluyorum. Bu yüzden odama ve çalışma odama bitkiler aldım. Bakımı daha az zahmetli olduğu ve birçok koşulda yaşamaya ve büyümeye devam edebildiği için seçimimi kaktüsler ve aloe veralardan yana yaptım. Sulama vakitlerini takip edebilmek sorumluluğu da arttırıyor. Baktıkça bebeklerime mutlu oluyorum.
8. Gönüllü bir aktivitede bulunmak; Evet bana ennn iyi gelen, beni en çok mutlu eden değişikliklerden biri oldu bu. İlk gönüllü aktiviteme üniversitenin ilk senesinde başlamıştım. O günden beri de çeşitli topluluklarda gönüllü görev alıyorum. Birinin hayatına dokunabilmek ve biraz olsun mutlu edebilmek güzel bir şey ve inanılmaz iyi hissettiriyor. Şimdi TEGV'de gönüllü eğitmenlik yapıyorum, sonuna kadar gönüllüyüm!
9. İyi hissettiren insanlarla vakit geçirmek; Yaşanan hayatı iyi ya da kötü yönde etkileyecek en büyük etmenlerden birisi bence çevremizde bulundurduğumuz insanlar. Bu yüzden çevremizi bir gözden geçirip kötü hissettiren insanlardan uzaklaşmaktan fayda var.
10. Sosyal medyada geçirilen zamanı azaltmak/sosyal medyayı bilinçli kullanmak; Ben çook uzun zamandır hiçbir sosyal medya hesabı kullanmıyorum, bir dönem blogum için açmıştım sonra onu da kapattım, ileride blogum için tekrar açabilirim ama onda da çok vakit geçirmemeye özen gösteririm. Özellikle Instagram insanların pembe dünyalarını paylaştığı bir mecra gibi geliyor bana, herkes her şeyin en güzelini yaşıyor, herkes en iyi dosta en iyi sevgiliye sahip, herkes en güzel kıyafetleri giyip en güzel yerlerde en güzel şeyleri yiyor.. Tüm bunların aslında doğru olmadığını bilsem de bu kadar "pembe dünya" itemine maruz kalmak bana kendi yaşantımı biraz sorgulatıp gerçeklerden uzaklaşmama sebep oluyordu. Bunu uzatmak istemedim ve hesaplarımı kapattım, çok daha iyi hissediyorum. Bu tabii kişisel bir durum.
Ben şimdilik, bahsettiğim bu ufak değişikliklerin hayatımda birtakım şeyleri daha iyiye götürdüğüne şahit oldum ve sizlerle de paylaşmak istedim. Ancak tabii ki hepsi kişisel durumlar ve ben bu konuda bilirkişi falan da değilim :) Sizlerin de varsa "hayat kalitesini yükselten ufak değişiklik" öneriniz dinlemeyi çok isterim.






































