Merhabalar, daha önce yazdığım Noora Amelie Sætre Stili ve Fransız Kadınlarının Stilleri postlarında "Kapsül Gardrop" uygulamasından bahsetmiştim. O zamandan beri de kendi kapsül gardrobumu oluşturmak için uğraşıyorum, dolabım ve kıyafetlerim eksikleri de tamamlayınca istediğim yönde şekillendi. Ben de heyecanla bu deneyimimi blogumda anlatmak istedim.
Kendi dolabımda seçtiğim ürünlere geçmeden önce, kapsül gardrop uygulamasından, neden bu uygulamaya başladığımdan ve kimlerin bu uygulamaya başlamak isteyebileceğinden kısaca bahsetmek istiyorum.
Kapsül Gardrop; minimalist yaşam temeline dayanan ve bu minimalliği kılık kıyafetinde de benimsemek isteyen insanların ortaya çıkardığı ve zamanla yaygınlaşan bir dolap sadeleşmesi uygulaması en basit tanımı ile anlatmak gerekirse.
Her sezon trend olan birbirinden farklı parçaları satın alıp dolabımızı kalabalıklaştırmak, sabahları neyi neyle giyeceğimizi düşünürken vakit kaybetnektense; birbirine uyumlu az ve öz, zamansız parçalar ile hem dolabımızı ferahlatmayı hem de sabah rutinimizi daha kısa tutmayı hedefliyor. Zamandan, bütçeden ve alandan tasarruf etmeyi temel alan bu uygulama benimsendiğinde oturmuş bir stil de olmuş oluyor aynı zamanda. Zaten her sezon trend olan ürünleri alıp bir sonraki sezon köşeye atmak hep çok mantıksız ve para israfı gibi gelmiştir bana :)
Yukarıda saydığım sebepler, hayatımı minimalleştirme girişimimde bana çok uygun göründü. Her sezon çıkan ürünleri satın alıp köşeye atmaktan, giyim kuşama gereksiz para harcamaktan sıkılan ve bir stil oluşturmak, iyi görünmek, bunları yaparken zamandan tasarruf etmek isteyen iş hayatına yeni atılmış bir insan olarak bu uygulamayı ben de benimsemek istedim. Benim gibi düşünenler varsa onların da hayatını kolaylaştıracak bir uygulama olduğunu düşünüyor ve nereden başladığıma, neler yaptığıma geçmek istiyorum.
İlk etapta en çok hangi renklerden hoşlandığımı, dolabımda bulunmasını istediğim ana rengi ve bu ana renk ile kombinleyebileceğim 4 farklı rengi belirledim. Ben normalde de siyah, gri ve beyaz parçaları sık sık giyerdim, kapsül gardrobumda da yine bu renkler olsun istedim.
İkinci adımda ise en çok ve daha az zaman geçirdiğim ortamları, bu ortamlarda giymenin en doğru olacağı tarzı ve kıyafetleri belirledim. Benim iş yerim temiz ve ütülü olması şartı ile daha çok gündelik kıyafetlerin giyildiği, rahat bir ortam. Bu yüzden şanslıyım açıkçası, vaktimin çoğunu geçirdiğim ortam için çok emek harcamam gerekmedi. Günlük hayatımda da bir kot bir tişörtün rahat şıklığına her zaman tav olmuşumdur. Ayda en fazla bir kez olmak üzere katıldığım şık ortamlar ve hafta sonları gittiğim spor salonunu saymazsak hayatımın %80 kadar bir vaktini günlük kıyafetler giyerek geçiriyorum diyebilirim.
Üçüncü adımda hedeflediğim giysi ve aksesuar sayılarını belirledim. Bu sayılar tabii farkı çok aşmamak şartı ile birkaç adet kadar oynayabilir oluşturma sürecinde. Ben yaz dönemi için 35 parça kıyafet ve ayakkabı ek olarak da 5-6 adet kadar aksesuar seçtim kendime.
Ben günlük hayatında baskısız ve dümdüz parçaları sık sık kullanan biriyim. Bu sebeple yine gardrobumdaki parçaların büyük çoğunluğunu basic ürünlerden oluşturmak istedim. Hepsi birbiri ile kombinlenebilecek renk ve desenlerde aşağıdaki üstler & altları tercih ettim.
Tek parçalı ürünlerde ise yine aşağıdaki gibi birçok ayakkabı ve çanta ile kolayca kombinlenebilecek parçaları tercih ettim. Bir tulum bir de elbise olmak üzere sezondan çok sevdiğim birer parça almak konusunda da kendime bir güzellik yaptım :p
Ayakkabı & Aksesuarlar ise aşağıdaki gibi, diğer parçalar ile kolayca kombinlenebilecek parçalardan olsun istedim.
Dördüncü adımda dolap taraması ile hedeflediğim parçalardan kaç tanesine sahip olduğumu ve hangilerine ihtiyacım olduğunu tespit ettim. Bu aşamada asıl amacımızın minimalleşme ile zamandan ve bütçeden tasarruf etmek olduğunu düşünerek bol bol yeni parça almaktansa elimizdeki parçaların hedeflediğimiz parçalara uygunluğunu ölçmek önemli bence. Örneğin siyah, beyaz basic tişört edinmek istediğimi belirttim ancak dolabımda siyah, üzerinde yazılar ya da desenler olan bir tişört var, o tişörtü gözden çıkarmak yerine gardrobumda tuttum. Hedeflediğim ve elimde hiç olmayan parçaları ise zamanla, elime para geçtikçe satın aldım. Satın aldığım parçaların tamamının %100 pamuklu kumaştan üretilmesine dikkat ettim. Sentetik kumaşlardan hoşlanmıyorum, pamuk her zaman daha rahat oluyor benim için, terletmiyor, ağzı burnu kolayca kaymıyor.
Beşinci ve son adımda ise çok çok beğenip almazsam çok mutsuz olacağım bir parçaya rastlamak gibi beklenmedik bir durum olmadıkça, yeni bir parçayı satın almayacağıma, dolabımdaki parçaların hiçbirini lekelenmeden, yıpranmadan gözden çıkarmayacağıma dair kendime söz verdim.
Benim dolabımda minimalleşme serüvenim bu şekilde gerçekleşti. Yaklaşık iki haftadır kapsül gardrobum ile giyiniyorum ve sabahları ne giyeceğimi bulmakta hiç zorluk çekmiyorum, çünkü her şey birbiriyle kolayca uyum sağlıyor ve hemen hemen hepsi çabasız şık bir sonuç veriyor. O gün biraz daha rahat olmak istersem sneaker, daha şık görünmek istersem stiletto giyiyorum. Sabah rutinimi ciddi manada kısalttı bu gardrop :)
Ben tabii yaz mevsiminde başladığım için seçtiğim ürünlerin tamamı yazlık oldu, yine kış mevsimi için de bir kışlık kapsül gardop oluşturacağım ve burada paylaşacağım kesinlikle.
İlerleyen günlerde de uygun fiyatlı sezon ürünlerinden seçebileceğimiz parçalar ile oluşturulabilecek bir kapsül gardrop yazısı yazmayı planlıyorum.
Umarım bu yazım açıklayıcı ve faydalı olmuştur. Hoşçakalın!
Ben tabii yaz mevsiminde başladığım için seçtiğim ürünlerin tamamı yazlık oldu, yine kış mevsimi için de bir kışlık kapsül gardop oluşturacağım ve burada paylaşacağım kesinlikle.
İlerleyen günlerde de uygun fiyatlı sezon ürünlerinden seçebileceğimiz parçalar ile oluşturulabilecek bir kapsül gardrop yazısı yazmayı planlıyorum.
Umarım bu yazım açıklayıcı ve faydalı olmuştur. Hoşçakalın!